‘Aşk için kimi zaman gurur ayaklar altına alınabilir’

Show TV’nin bu akşam ilk bölümü ekrana gelecek yeni dizisi ‘Aşk ve Gurur’da başrolleri paylaşan Mert Fırat, Damla Sönmez ve Alper Saldıran “Aşk, karşındakini olduğu gibi kabul edip çıkarsız sevmektir. Aşkta akıl ön planda olmaz. Âşıkken insanın gözü kararır. Aşk için kimi zaman gurur ayaklar altına alınabilir” diyor.

Show TV’nin merakla beklenen yeni dizisi ‘Aşk ve Gurur’ bu akşam ilk bölümüyle ekranda olacak. Başrollerini Mert Fırat, Damla Sönmez ve Alper Saldıran’ın paylaştığı dizinin zengin oyuncu kadrosunda Tülin Özen, Levent Ülgen, Ahmet Rıfat Şungar, Ayfer Dönmez ve Laçin Ceylan gibi isimler de yer alıyor. Diziyi konuşmak için Beylerbeyi’ndeki sette bir araya geldiğimiz Mert Fırat, Damla Sönmez ve Alper Saldıran, Jane Austen’in ‘Gurur ve Önyargı’ adlı romanından günümüz Türkiye’sine uyarlanan dizi için “Romanı bire bir ekrana getirmeyeceğiz.

Seyirciler bu diziyi başlı başına bağımsız bir yapım gibi izlemeli” diyor ve ekliyor: “Dizimizde acayip entrikalar ve cinayetler olmayacak. Senaryonun bu yönünü çok sevdik. ‘Aşk ve Gurur’ derinliği ve gerçekçiliği yüksek bir iş. Hayatın gerçeklerine, ailenin sıcaklığına vurgu yapacağız...”

 

 

ALPER SALDIRAN (MURAT IŞIK)

‘Seyirci beni daha önce hiç böyle görmedi’

Sizi ‘Aşk ve Gurur’un Murat’ı olarak izleyeceğiz. Murat’tan biraz bahseder misiniz?

Entelektüel, idealist, mesleğinde oldukça başarılı bir avukat. Hayatını büyük paralar kazanmak yerine maddi gücü olmayan insanları savunmaya adamış biri. Zeynep’le çocukluğundan beri arkadaş ama ona karşı farklı duygular besliyor. Aşkına karşı- lık bulamamasının yanı sıra annesini de kaybetmesiyle kişiliğinde yaşadığı kırılmalara tanıklık edeceğiz.

 

Size “Bu dizinin bir parçası olmalıyım” dedirten neydi?

Karakterlerin altının dolu olması bu işi kabul etmemi sağladı. Herkesin kendine has ve gerçekçi bir hikâyesi var. Çok sağlam bir oyuncu kadrosunun olması da beni cezbetti. Ayrıca Murat bana zıt bir karakter. O içine kapanık biri, bense dışa dönüğüm, hayatın tadını çıkarmayı seviyorum. Seyircinin karşısına beni bugüne kadar görmedikleri şekilde, biraz ciddi bir rolle çıkıyorum.

İzleyiciler ‘Aşk ve Gurur’u neden izlemeli?


Tiyatro kökenli oyuncuların yer aldığı usta bir kadro var. Saf ve temiz bir enerji var. Bu, izleyiciye de geçecektir.
İzlemeye değer bir iş oldu.


Sizce aşkta gurur olur mu?
Aşkta gurur olur bence. Âşık olunca her insan bir süre sonra dağılıyor ve gelgitler yaşıyor. Aşk bana göre insanın engel olamadığı bir duygu hali, üstüne akıl koyamadığı bir çekim gücüdür. Aşkta akıl ön planda olmaz. Âşıkken insanın gözü kararır.

‘Romantizm delilikse ben deliyim!’

Dizinin fragmanında ‘unutulmaz bir aşk hikâyesi’ sloganı dikkat çekiyor.

Size göre yeryüzünde yaşanmış en büyük aşk hikâyesi kime aittir?
Eşim Pınar Tuncegil’le benim yaşadığım aşk hikâyesidir. Eşimle aynı üniversitede eğitim gördük. Yaklaşık 12 yıldır tanışıyoruz, 4 yıl önce de hayatımızı birleştirdik. O benim yol arkadaşım, dayanağım. Biraz daha ileri gideyim, romantizm delilikse ben deliyim! Eşimi çok seviyorum.

‘Tiyatro, müzik ve eşim benim vazgeçilmezlerim’


Setten arda kalan zamanlarınızı nasıl geçiriyorsunuz?
Yaklaşık 6 yıldır ‘Çehov Makinesi’ adlı oyunla tiyatroseverlerin karşısına çıkıyorum. Müziğe karşı ciddi bir ilgim var. Boş zamanlarımda sürekli gitar çalıyorum. Stresimi müzik yaparak atı- yorum. Müzik benim için bir nevi meditasyon gibi. Ayrıca kayak da yapıyorum. Tiyatro, müzik ve eşim benim vazgeçilmezlerim.

 

 

DAMLA SÖNMEZ (ZEYNEP ESEN)

‘Aşk, çıkarsız sevmektir’

‘Aşk ve Gurur’da Zeynep adında bir mimarı canlandırıyorsunuz. Nasıl biri Zeynep?


5 çocuklu bir ailenin mimarlık yapan kızı. Zaman zaman oldukça kırılgan olabiliyor ama yeri geldiğinde de herkese kafa tutabilecek bir yapısı var. Sorumluluk almaktan kaçmayıp sonuçları ne olursa olsun kendi kararlarını uygulamayı seçen ve pes etmek nedir bilmeyen bir kadın.

Seyirci bu diziyi neden izlemeli?


‘Aşk ve Gurur’da öyle acayip entrikalar ve cinayetler olmayacak. Senaryonun bu yönünü çok sevdim. Hayatın gerçeklerini gerçekçi ve tatlı bir dille ekrana taşıyacağız.

 


‘DRAM VE KOMEDİ UNSURLARI BİR ARADA’


Dizide işlenecek ana tema nedir?


Bildiğiniz gibi dizimiz Jane Austen’in ‘Gurur ve Önyargı’ adlı romanından uyarlandı. İlişkilerde önyargılarımızın hakkından gelip gelemeyeceğimizi ve aşkımız için her şeyi yapıp yapamayacağımızı konu alıyor. Aşkın bütün yönlerini işleyeceğimiz bu dizide, farklı statülerden gelen insanların birbirlerine karşı önyargılarını yıkıp yıkamayacakları da sürükleyici bir dille anlatılacak. Dizimiz, içinde hem dram hem de komedi unsurlarını dengeli bir şekilde barındırıyor.

Kendi pencerenizden aşkın tanımını yapmanızı istesem ne söylersiniz? 

Aşk, bana göre bulunduğun yerden başka hiçbir yerde olmak istememe halidir. Aşkı sadece insana duyulan aşk diye sınırlandıramayız. Hayata, işine, doğaya ve hayvanlara karşı duyulan aşklar da yadsınamaz. Gerçek aşk, gül bahçesinden geçerken sadece güllerin kokusunu içine çekerek yürüyebilmektir. Aşk, karşındakini olduğu gibi kabul edip çıkarsız sevmektir.

 

‘Yeni yerler keşfetmeyi çok seviyorum’

Sette olmadığınız zamanlarda, boş vakitlerinizde neler yapmaktan hoşlanırsınız?
Piyano çalıyorum. Bunun dışında yeni yerler keşfetmeyi çok seviyorum. Son olarak Küba’ya gitmiştim. İlerleyen dönemde Arjantin, Peru, Güney Afrika ve Hindistan’a gitmek istiyorum. En büyük arzumsa kuzey ışıklarını görmek.

 

MERT FIRAT (KENAN ARCA)

‘Ailenin sıcaklığına vurgu yapacağız’

‘Aşk ve Gurur’da canlandırdığınız Kenan nasıl biri?


İnşaat ve turizm alanında yatırımlar yapan, kuralcı, disiplinli ve insan ilişkilerinde mesafeli bir işadamı. Aynı zamanda, büyük bir servetin veliahdı. Ekstrem sporlara düşkün, bunu hayattan uzaklaşmak için bir fırsat olarak görüyor. Erken yaşta annesini kaybettiği için halasının yanında, Alman disipliniyle büyümüş. Empatiden yoksun ve asosyal biri. Dizide bunun yıkılıp yıkılamayacağını göreceğiz. Zeynep’le yollarının kesişmesi Kenan’ın hayatındaki dönüm noktalarından biri oluyor.


Bu projeyi kabul etmenizdeki temel etken neydi?

Yaklaşık 2 senedir içime sinen bir proje olmadığı için dizi yapmıyordum. Hikâyenin yazım ekibi beni cezbetti. Herkesin tiyatro kökenli olması da avantaj.


"ENTRİKALAR, CİNAYETLER YOK!"

Dizilerin tiyatroya bir katkısı oluyor mu sizce?
Tiyatroya giden seyirci sayısının artmasının sebeplerinden biri tiyatro kökenli oyuncuların televizyonda yer alması. Televizyon, insanları tiyatroya yönlendiriyor. Oyuncular en çok geliri dizilerden elde ediyor. Televizyonun tiyatroya ciddi bir katkısı var.

‘Aşk ve Gurur’u ekrandaki diğer dizilerden ayıran ne olacak? Seyirciler neden bu diziyi izlemeli?


İnsanlar bir bölümde 9 hikâye, 6 entrika ve 3 cinayet görmeyecekler. Derinliği ve gerçekçiliği yüksek bir iş olduğu için izlemeliler. Zaten bu tip durumların izleyicide duygusal etki yaratmadığını düşünüyorum. Bu, insanı empati kurmaktan uzaklaştıran bir durum. Biz daha çok hayatın gerçeklerine ve ailenin sıcaklığına vurgu yapacağız. İnsanı insana insanca anlatacağız. Dişe dokunur, sıcak bir hikâye oldu. İnsanlar pazar akşamları çaylarını demleyip bizi tercih ederlerse üzülmeyeceklerdir. Tüm karakterlerin gururunun ve aşkının sınandığı bir iş oldu.

"AŞK İNSANI YAŞATIR!"

Aşkta gurur olur mu?


Yeter ki onursuz olmasın aşk! (Gülüyor) Bu soruya verilecek en güzel cevap Cemal Süreya’nın “Daha nen olayım isterdin, onursuzunum senin!” cümlesi olsa gerek. Gerçekten âşıksanız bunu diyebilirsiniz. Aşk için kimi zaman gurur ayaklar altına da alınabilir. Ama insanın aşk konusunda neyi aradığını bilmeyen bir varlık olduğunu düşünüyorum.

Aşkı nasıl tarif edersiniz peki?
Aşk kişinin heyecanını, yaşama sevincini, ileri atılımını ve motivasyonunu ayakta tutar. Aşk, insanı yaşatır! Ne zaman aşk biter insan o zaman yorulur. Mesela oyunculuk da benim için bir aşk olduğundan hiç yorulmuyorum.

 

 

 

 

Yeni fragmanlar, son bölümler ve en etkileyici sahnelerden anında haberdar olmak ister misin?